Bir Kıvılcım Düşer Önce (ARKADAŞ) Hikâyesi - Notası-Sözleri-Video

Makam: Nihavent

Bestekar: Şanar Yurdatapan

Sanatçı: Melike Demirağ

Güftekar: Şanar Yurdatapan

Usül: Curcuna

Bir Kıvılcım Düşer Önce (ARKADAŞ)   Hikâyesi - Notası-Sözleri-Video

Film Senaryosundan Doğan Şarkı “ARKADAŞ”

 

Günlük alışkanlıklarımızdan internet sayfalarını izliyordum. Gençlik yıllarımızda dinlemeye doyamadığım “ARKADAŞ” şarkısını, Melike Demirağ ve defalarca izlediğim filmini anımsadım. Hikâyesini araştırmaya başladım.

Burhan Şeşen’in “BirGün” sayfasında “Arkadaşın Hikâyesi” makalesine takıldım. İsmail Bey’de çok güzel yazmış. Yüreğine ve kalemine sağlık olsun. Sizlerle paylaşmak istedim. 

Önce şakının kahramanlardan Melike Demirağ’dan kısaca söz edelim:

Melike Demirağ, ünlü caz sanatçısı Rüçhan Çamay ile film yapımcısı ve yönetmen Turgut Demirağ'ın kızıdır. Türkiye'nin ilk uçak fabrikasını kuran ünlü iş insanı Nuri Demirağ'ın büyük yeğenidir. Ayrıca kardeşi Nevbahar Demirağ, iş insanı Ali Koç ile evlidir

Melike Demirağ 1956 yılında İstanbul'da doğmuştur. Ailenin kökeni ise Sivas'ın Divriği ilçesine dayanır; ailesi cumhuriyet döneminin köklü ve sanayici Demirağ ailesindendir.

Melike Demirağ hayatı boyunca iki evlilik yaptı: İlk evliliğini 1974/1976 yıllarında müzisyen ve yapımcı Şanar Yurdatapan ile ikinci evliliğini ise 1995 yılında yönetmen Orhan Çetin ile gerçekleştirdi.  

O yıllarda henüz çok genç olan Demirağ’ın duru, naif ama bir o kadar da inançlı yorumu şarkıyı bir anda bambaşka bir boyuta taşır. 

Gelelim hikâyeye: 

“1970’li yılların başlarında, siyasi nedenlerle yaklaşık iki yıldır hapiste olan Yılmaz Güney, 1974 yılında çıkan Af Kanunu kapsamında tahliye edildi.

Aynı yılın temmuz ayında okul yıllarından tanışan iki arkadaşın yıllar sonra karşılaşmalarını anlatan filmin ismi ‘Arkadaş’tı.

Filmin başrol kadın oyuncusu olarak seçilen Nilgün Ertuğ, çekimler başladıktan iki gün sonra, ailesinin izin vermemesi üzerine kadrodan ayrılınca diğer kadın oyunculardan Azra Balkan Yılmaz Güney’e arkadaşı Melike’den bahsetti. Henüz 18 yaşında olan Melike Demirağ, ülkenin en önemli film yapımcılarından Turgut Demirağ’ın ve ülkemizin ilk caz solistlerinden Rüçhan Çamay’ın kızıydı. 

Yılmaz Güney çok eskiden beri tanıdığı Turgut Demirağ’a kızının filminde oynamasını teklif ettiğinde Turgut Demirağ insan olarak çok sevdiği ama siyasi görüşlerinden dolayı çok kızdığı Yılmaz Güney’in bu teklifini kesin bir dille reddetti. Ama Yılmaz Güney altından girdi, üstünden çıktı ve onu ikna etti. 

Film çekimleri tamamlanmış ancak filmin müziğini yapacak ekip son anda işi yapmaktan vazgeçmişti. O günlerde Odeon grubunda müzik direktörü olan Nino Varon filmin özgün müzikleri için Güney’e başka bir müzisyeni önerdi. Bu isim Şanar Yurdatapan’dı. Varon, dönemin nerdeyse bütün popüler şarkılarında imzası olan Şanar Yurdatapan’la Yılmaz Güney’in aynı siyasi görüşte olmaları nedeniyle kolay anlaşabileceklerini düşünmüş ve yanılmamıştı. 

Filmin son halini izledikten sonra Yılmaz Güney Şanar Yurdatapan’a filmin tema müziğinin çok iyi olduğunu söyledi ve buna söz yazmasını istedi.

Şanar Yurdatapan için kendi müziğine söz yazmak zor değildi ama şarkıyı kim söyleyecekti? Yılmaz Güney Melike’nin annesinin sesinin çok güzel olduğunu biliyordu. Hatta bir konuşmalarında Rüçhan Çamay kızının da sesinin çok güzel olduğunu söylemişti. Bunun üzerine hemen Melike ile stüdyoya girildi. Şarkının altyapısı film için yapılmıştı ve Melike’nin ses tonuna göre yeniden hazırlanması için zaman yoktu.

Zira filmin Eylül ayında yapılacak Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne yetiştirilmesi düşünülüyordu. Melike çaresiz, kendi tonuna göre tiz kalan bir perdeden, sakin sakin, adeta mırıldanır gibi söyledi şarkıyı. Arkadaşın ülke müzik tarihinin klasikleşecek şarkılarından biri olacağını hiç bilmeden.” (BirGün-Kültür Sanat-Burhan Şeşen-05 06 2025)

"Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş..." dizeleriyle başlayan "Arkadaş" şarkısının hikâyesi, Türk sinemasının efsane ismi Yılmaz Güney ve 1974 yapımı ünlü "Arkadaş" filmi ile doğrudan bağlar taşır.

Söz ve bestesi Şanar Yurdatapan'a ait olan, Melike Demirağ’ın o dönem henüz 18 yaşındayken seslendirdiği bu ölümsüz eser, salt bir dostluk ezgisi olmanın ötesinde dönemin sosyo-politik ruhunu ve sinematik bir başkaldırıyı içinde barındırıyordu.

O yıllarda müzik te sağ sol kavgasından nasibini almış. Müzikten gençlerin sağcı mı solcu mu olduğunu anlamak zor olmuyordu. Böylece “Arkadaş” şarkısının içinde Yılmaz Güney olunca solcuların dilinden düşmeyen şarkı oldu.

Fakat Melike Demirağ’ın yorumu, yumuşak sesi ve naif davranışları tüm kitlelerin beğenini almıştı.

Yılmaz Güney, 1974 yılında "Arkadaş" filmini çekmeye karar verir. Film; köylülükten gelip burjuva hayatına kapılan, yozlaşan bir adam (Cemil) ile onun çocukluk arkadaşı olan, devrimci değerlerini koruyan bir başka adamın (Âzem) yüzleşmesini anlatır.

Yılmaz Güney, filmdeki o güçlü dostluk, sadakat ve aydınlanma duygusunu tam anlamıyla mühürleyecek etkili bir tema müziği istemektedir. Bu amaçla dönemin genç bestecisi Şanar Yurdatapan’ın kapısını çalar.

Şanar Yurdatapan, filmdeki hikâyeden ve dostluğun insanı dönüştürme gücünden ilham alarak kolları sıvar. O yıllarda meşhur olan şarkıların ardından filmi yapılardı. Senaryo şarkıya göre yapılırdı. Fakat “Arkadaş” şarkısı senaryodan şarkı olmuştu. Yani filmden doğan şarkıydı.

Şarkı tamamlandığında sıra onu seslendirecek sese gelmiştir. Filmde "Melike" karakterini canlandıran,  Melike Demirağ stüdyoya girer. Henüz çok genç olan Demirağ’ın duru, naif ama bir o kadar da inançlı yorumu şarkıyı bir anda bambaşka bir boyuta taşır. Film vizyona girdikten sonra, 45'lik plak olarak basılan şarkı adeta bir marşa dönüşür ve haftalarca listelerin zirvesinde kalır.

 

Şarkının hikâyesi zamanla filmden de taşar. Dönemin 70'li yıllardaki o fırtınalı, dayanışma ruhu yüksek gençliğinin ortak marşı haline gelir. Yıllar geçse de anlamını yitirmeyen eser; günümüzde halen okul mezuniyetlerinde, ayrılık anlarında ve dostluk buluşmalarında insanların el ele vererek tek bir ağızdan söylediği zamansız bir başyapıttır. (https://chatgpt.com)


Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş
Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş
Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş
Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş

Ortak olmak her sevince, her derde, kedere
Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş
Yollarımız ayrılsa bile seninle arkadaş


Hazırlayan: Suat Yener