Nereden sevdim o zalim kadını -Hikayesi-Notası-Sözleri-Video

Makam: Kürdîlihicazkâr

Bestekar: Selahattin Pınar

Sanatçı: Bekir Ünlüataer

Güftekar: Yusuf Ziya Ortaç

Usül: Aksak

Nereden sevdim o zalim kadını -Hikayesi-Notası-Sözleri-Video

Afife Jale Aşkı: 

Üstadın mutlu olmadığı aşkı Afife Jale idi. Afife orta halli bir ailenin kızı olarak 1902 yılında İstanbul'un Kadıköy semtinde dünyaya geldi. 1919 yılının 13 Nisan gecesi Hüseyin Suat'ın "Yamalar" adlı oyununda, Emel rolü, Eliza Binemeciyan'ın Paris'e gitmesiyle ortada kaldı. Darülbedayi yöneticileri ister istemez rolü Afife'ye oynatma kararı verdiler.

Böylelikle Afife, 22 Nisan 1919 gecesi, Kadıköy'deki Apollon Sineması'nda Emel rolünü oynayarak sahneye çıkan İlk Müslüman Türk tiyatrocu kadını oldu.

O gece tiyatroya gelen zaptiyeler, yöneticilere bir uyarıda bulundularsa da genç sanatçı bir hafta sonra da "Tatlı Sır" oyununda yeniden sahneye çıktı.

Sanatçı polis tarafından tutuklanmak istenince, arka bahçeye kaçırılarak polislerin elinden zor kurtuldu. Üçüncü piyesi olan "Odalık" oynanırken polis tiyatroyu bastı. Afife bu kez de makine dairesinden kaçırıldı.

1921yılında dâhiliye nezaretinin bir buyruğu ile belediye 27 Şubat günü 204 sayılı bildiriyi Darülbedayi Yönetim Kurulu'na gönderdi. Bildiride Müslüman kadınların kesinlikle sahneye çıkamayacakları yazılmıştı. Afife Jale işsiz, sahnesiz ve kimsesiz kalmıştı. Acısını yatıştırıcı haplarla dindirmeye çalışıyordu.

Bu sıralarda İstanbul Kuşdili Çayırında, Hafız Burhan konserinde Selahattin Pınar, üstadın arkasında tambur çalıyordu. Afife Jale ise Darulbedai'de sahneye çıkarak "Tiyatrodaki ilk Müslüman kadın oyuncu" olarak tarihe geçmiş, ancak tiyatro zaptiye tarafından basılınca kapı önüne konulmuştu.


Bu sırada yanına Selahattin Pınar gelir. İkisi de 25 yaşındaydı. Tanıştılar ve mutlu yuvaları olmuştu. Beraber yaşadılar fakat evlenmediler. Pınar çaldı; Afife dinledi. Ancak güzel günler uzun sürmedi. Afife, tiyatrosuz yaşayamıyordu ve tiyatronun boşluğunu uyuşturucu ile doldurmaya başlamıştı. Suriyeli bir eczacı onu morfine alıştırmıştı. Pınar, bir gün eşinin öğle uykusu için çekildiği odasının anahtar deliğinden içeri baktığında, damarına morfin şırınga ettiğini gördü ve çöktü. Afife, morfin için eczacıyla ilişkiye girmişti.


Pınar, Afife Jale’ye öfkeden çok, merhamet duyuyordu. Onu hayata döndürebilmek için çırpınmaya başladı. Sürekli melankolik besteler yapar olmuştu. Sözlerini Yusuf Ziya Ortaç’ın yazdığı Kürdîlihicazkâr beste sanki bu aşkın ifadesiydi.

 

Nereden sevdim o zalim kadını       

Bana zehretti hayatımın tadını         

Söylemem sormayın asla adını          

Bana zehretti hayatımın tadını

 

 

Hazırlayan: Suat Yener