- Anasayfa
- Hakkımda
- Şarkı Sözleri
- Makaleler
- Bestekarlar
- Notalar
- Haberler
- Videolar
- Ziyaretçi Defteri
- Önemli Linkler
- Musikişinas Atatürk
- İletişim
Rifat Bey (1820-1888)

Rifat Bey 1820 yılında İstanbul’da doğdu. Babası Sultan II. Mahmut döneminin ünlü tamburilerinden Keçi (Şirin) Arif Ağa, annesi Dede Efendi’nin büyük kızı Hatice Hanım’dır. Dede Efendi’nin torunu, Arif Ağa’nın oğlu olması nedeni ile çok küçük yaşında Enderun’a alındı. Enderun’un meşkhanesinde çağının ünlü hocalarından ders alarak ses sanatımızın bütün inceliklerini öğrendi. Kendisinden on bir yaş küçük olan Hacı Arif Bey'in açtığı çığırdan yürüyen bestecilerin en başarılı öğrencisidir. Bu iki büyük sanatkâr arasında kıskançlık ve rekabet gibi üzücü olayların olduğu söylenir. Daha çok şarkı formunda yapıtlar vermiştir. Çok güzel bir ses fiziğine sahip olan ve güzel bir üslupla okuyan bu değerli bestekâr, yaşadığı dönemin en usta hanendesiydi.
Enderun’un belli hiyerarşik düzeni içinde düzenli bir şekilde terfi ederek miralaylık (albaylık) rütbesine kadar yükseldi. Sultan II. Mahmut’tan başlayarak beş padişah dönemini yaşadı. Muhasiplik, müezzinbaşılık, Enderun hocalığı, Fasl-ı Hümâyun adı verilen, padişahın fasıl topluluğunun serhanendelik gibi görevlerde bulundu. Muzika-i Hümayun kurulduktan sonra Türk Musikisi bölümünde müdürlük yaptı.
(Yılmaz Öztuna, Müzik Ansiklopedik Sözlük C: 2 S: 231)
Santuri Ethem Efendi, Girifzen Asım Bey, Lemi Atlı, Udi Yaver Bey (Oğlu) ve Ali Galip Türkkan gibi değerler öğrencisi olmuştur. 1888 yılında İstanbul’da ölen Rifat Bey’in mezarı bilinmiyor. Mevlevî olan Rifat Bey çok güzel bir sese sahipti. Muhayyerkürdî makamını ilk defa kullanan bestekârdır. İki yüz seksen kadar eseri günümüze ulaşmıştır. Sözleri Ahmet Feyzi Bey’e ait olan Hicaz bestesi
Gülşen-i hüsnüne kimler varıyor
Kim ayağın öperek yalvarıyor
Bağrımı şane gibi kim yarıyor
Sevdiğim zülfünü kimler tarıyor
Sözlerini Mehmet Sâdi Bey’in yazdığı Uşşak makamında besteledi:
Tutuldu dâm-ı zülf-i yâre gönlüm
Şikâr oldu yine biçâre gönlüm
Kapıldı dâne-i ruhsare gönlüm
Neler çekti neler avare gönlüm
Ser âzâde iken gamdan kederden
Elemden nâleden ah-ı seherden
Vuruldum tir-i aşka tâ ciğerden
Neler çekti neler avare gönlüm.
Rifat Bey 45 değişik makamda besteler yapmış. Döneminin en verimli bestekarlarından biridir. Şarkıları günümüze kadar değerine değer katmıştır. 207 şarkısını TRT kayıtlarında buluyoruz:
| Açtı ol mihr-i cemâlinden izâr | Acem Aşîran | Aksak | _ |
| Ey yosma şûh-i pür-edâ | Acem Aşîran | Ağır Düyek | _ |
| Ey melce-i nâz ü edâ | Acem Bûselik | Evfer | _ |
| Ateş-i aşkın eseri var ciğerimde | Acem Kürdî | Yürük Semâî | _ |
| Sen şeh-i nâzik-edâsın ey perî | Acem Kürdî | Ağır Aksak | M.Emin Bey |
| Bende oldum bir dilbere | Bayâti | Ağır Düyek | _ |
| Bir dilber-i rânâyı gözüm gördü Bebek'te | Bayâti | Sengin Semâî | _ |
| Gördüğüm günden beri ey şîvekâr | Bayâti | Düyek | _ |
| Lûtf et efendim sen heman (her zaman) | Bayâti | Aksak | _ |
| Bâde ver sâkî zîrâ gönül mahzundur | Bayâti Araban | Aksak | _ |
| Bahr-i derd-i aşka dalmıştır gönül | Bayâti Araban | Yürük Semâî | _ |
| Bir yâr sevdim geldim göze | Bayâti Araban | Sofyan | _ |
| Derd-i aşkın kıldı cismim nâ-tüvân | Bayâti Araban | Düyek | _ |
| Dîde pür-nem dil esîr-i ıztırap | Bayâti Araban | Devr-i Hindî | _ |
| Ey gül-i işve-nisâr | Bayâti Araban | Curcuna | _ |
| Gece gündüz ülfetini kurarım | Bayâti Araban | Aksak | _ |
| Gül cemâlin bedr-i tâbân-ı cihan | Bayâti Araban | Devr-i Hindî | _ |
| Pâdişahım âsmân kemter gulâmındır senin | Bayâti Araban | Ağır Aksak | _ |
| Görüp nûr-i cemâlin mâh şaştı | Bestenigâr | Aksak | _ |
| Gücenmezsen budur arz-ı niyâzım | Bestenigâr | Şarkı Devr-i Revânı | _ |
| Hâlimi arz eyleyim sultânıma | Bestenigâr | Ağır Düyek | _ |
| Nâle-i can-gâhı cânan duymuyor | Bestenigâr | Ağır Aksak | _ |
| Aldın aklım ey meh-veş | Bûselik | Sofyan | _ |
| Enîs ü hem-demim âh-ı mihendir | Bûselik | Yürük Semâî | _ |
| Sîne hicrânınla âteş dağıdır | Bûselik | Düyek | _ |
| Hem-demin ağyar imiş ey bî-vefâ | Dügâh | Aksak | Mehmet Sâdi Bey |
| Ateş-i aşkın senin ey mehlikâ | Evc | Ağır Aksak | Mehmet Sâdi Bey |
| Lûtf edip külbe-i ahzânıma gel | Evc | Ağır Aksak | _ |
| Ötme ey bülbül-i şûrîde o yârim uyusun | Evc | Devr-i Hindî | _ |
| Efendim dilpesendim dil-firîbim | Evcârâ | Ağır Düyek | _ |
| Ey dilber-i hoş-edâ | Evcârâ | Aksak | _ |
| Olsa âlem büsbütün gül-zâr hep | Evcârâ | Aksak | _ |
| Şehen-şâh-ı muazzam pâdişâh-ı kutb-ı devransın | Evcârâ | Düyek | _ |
| Bir gonca güldür ruhsâr-ı âli | Ferahfezâ | Türk Aksağı | _ |
| Zahm-ı müjgânınla gönlüm yâresi | Ferahfezâ | Düyek | _ |
| Adl ü âsâyiş müfevvezdir yed-i ihsânına | Ferahnâk | Ağır Aksak | _ |
| Ömrün efzûn eylesin Rabbü'l-enâm | Ferahnâk | Ağır Aksak | _ |
| Rûz u şeb zârınla giryân olmuşum | Ferahnâk | Ağır Düyek | _ |
| Sen kaşı siyâh gönlümü sevdâya düşürdün | Ferahnâk | Yürük Semâî | _ |
| Dü çeşm-i mesti hâb-ı nâzâ kanmış | Gülizâr | Devr-i Hindî | _ |
| Sevdiğim giymiş boyunca kareler | Gülizâr | Aksak | _ |
| Ahım seni sînem gibi sûzân eder elbet | Hicaz | Aksak | Enderûnî Vâsıf |
| Bahar oldu açıldı lâle vü gül | Hicaz | Aksak | _ |
| Bakayım hüsnüne bir kaşı gözü kara bulun | Hicaz | Yürük Semâî | _ |
| Bana felek gör ne etti | Hicaz | Devr-i Hindî | _ |
| Ciğerde nâr-ı hasret açtı dağlar | Hicaz | Düyek | _ |
| Dökülüp yandı sitemlerle bütün bâl ü perim | Hicaz | Düyek | _ |
| Ey kaşı-keman etmede aşkın beni nâlân | Hicaz | Yürük Semâî | _ |
| Gösterir ebr-i şitâdan başka tâb | Hicaz | Aksak | _ |
| Gülşen-i hüsnüne kimler varıyor | Hicaz | Aksak | Ahmet Feyzî Bey (Muâllim) |
| Hazan aldı yine bağ-ı cihânı | Hicaz | Aksak Semâî | Mehmet Sâdi Bey |
| Kıl terahhüm gayri ey reşk-i melek | Hicaz | Oynak | _ |
| Müjgânlarının yâresi işler ciğerimden | Hicaz | Aksak | _ |
| Niçin bülbül figan eyler bahar eyyâmıdır şimdi | Hicaz | Curcuna | _ |
| Özlerdi gönül zevk-i dem-i köhne baharı (meyi geh nev-baharı) | Hicaz | Aksak | Kolağası Rızâ Bey |
| Sislendi hava tarf-ı çemenzârı nem aldı | Hicaz | Curcuna | Yusuf Kenan Bey |
| Tıfl-ı nâzenînim unutmam seni | Hicaz | Sofyan | Mehmet Akif Paşa |
| Amâlimiz efkârımız ikbâl-i vatandır | Hicazkâr | Sofyan | _ |
| Ateş-i aşkın senin ey mehlikâ | Hicazkâr | Ağır Aksak | Mehmet Sâdi Bey |
| Çeşm-i âhû bir güzel | Hicazkâr | Semâî | _ |
| Dil hezârın oldu hüsnün gülşeni | Hicazkâr | Aksak | _ |
| Dil mâil oldu hüsnüne | Hicazkâr | Devr-i Turan | _ |
| Elimde gül gibi zîb-i (cinan / mu'nan) câm-ı şarabım var | Hicazkâr | Curcuna | _ |
| Eyle vaslınla efendim behredâr | Hicazkâr | Düyek | _ |
| Geldi eyyâm-ı bahâr-ı yâsemen | Hicazkâr | Ağır Düyek | _ |
| Getir sâkî bâde mâye-i candır | Hicazkâr | Düyek | _ |
| Gördüm yine bir dilber-i mahmur-nigâhı | Hicazkâr | Yürük Semâî | Mehmet Sâdi Bey |
| Güzeller içre mümtazdır | Hicazkâr | Aksak | _ |
| Hasret-i hicrinledir bî-çâre dil | Hicazkâr | Ağır Aksak | Mehmet Kâmil Çelebi |
| Sevmez oldun ey perî efkendeni | Hicazkâr | Aksak | _ |
| Tenhâda bulsam yâri yan atsam | Hicazkâr | Türk Aksağı | _ |
| Yâre te'sirin ümid etmez iken efganımın | Hicazkâr | Ağır Aksak | _ |
| Görülmemiş böyle güzel | Hisâr Bûselik | Düyek | _ |
| Arş takı meskenindir yâ Hüseyn ibn-i Ali | Hüseynî | Düyek | Rif'at Bey |
| Ey gonce-i nevres nihal aşkınla oldum bî-mecâl | Hüseynî | Türk Aksağı | _ |
| Ey gül yüzüne âşık olan gülşeni n'eyler | Hüseynî | Aksak | _ |
| Görünür mü gayrı âlem dîdeme | Hüseynî | Ağır Aksak | _ |
| Pek arzu eyler görmeyi canım | Hüseynî | Aksak Semâî | _ |
| Şah-ı iklim-i risalet doğduğu şebdir bu şeb | Hüseynî | Devr-i Hindî | Ulvî |
| Vaslınla cânâ pek neş'elendim | Hüseynî | Aksak | _ |
| Cevr ü tekdir ile yıktın bu dil-i gam-hâneyi | Hüseynî Aşîran | Ağır Aksak | _ |
| Dil-rübâlar mâil-i a'zar imiş | Hüseynî Aşîran | Düyek | _ |
| Hançer-i gamzen ile sad-pâre kıldın gönlümü | Hüseynî Aşîran | Aksak | _ |
| Ben mi sevdim sâde sen meh-peykeri | Hüzzâm | Aksak | _ |
| Ey şûh-i gülten sevdim seni ben | Hüzzâm | Yürük Semâî | _ |
| Misli yok bir şûh-i rânâ | Hüzzâm | Düyek | _ |
| Ol meh'in uşşâkını gördüm bu şeb mehtabda | Hüzzâm | Düyek | _ |
| Perîşan kâkülü âşûb-i candır | Hüzzâm | Aksak | _ |
| Yok nihâyet şefkat ü ihsânına | Hüzzâm | Sofyan | _ |
| Pâdişahım çok yaşa ömrün mezîd olsun müdâm | Isfahan | Ağır Düyek | _ |
| Alalım devr-i felekten kâmı | Karcığar | Aksak Semâî | _ |
| Âşıka bir özge sevdâ saçların | Karcığar | Aksak | _ |
| Bıktım gam-ı hûbân-ı zamandan yeter olsun | Karcığar | Yürük Semâî | Mehmet Sâdi Bey |
| Yeryüzü zümrüt gibi oldu | Karcığar | Curcuna | _ |
| Bu şeb recâ-yı dil ol dil-rübâya söylendi | Kürdîli Hicazkâr | Düyek | Süleyman Nahîfî Efendi |
| Gittim İstanbul'da gevher sulara | Kürdîli Hicazkâr | Düyek | _ |
| Gönül bend oldu ol ısmet-sıfata | Kürdîli Hicazkâr | Yürük Semâî | _ |
| Ol goncenin etrâfını almış yine ağyâr | Kürdîli Hicazkâr | Sofyan | Mehmet Sâdi Bey |
| Vechine şemsiyyeyi etme nikâb | Kürdîli Hicazkâr | Aksak | _ |
| Bağ-ı hüsnünde efendim bülbül-i nâlânınım | Mâhûr | Curcuna | _ |
| Çek keman ebrûlerin ey şîvekâr | Mâhûr | Ağır Aksak | Mehmet Sâdi Bey |
| Oldum ey şûh sana bende | Mâhûr | Aksak | _ |
| Zevk-i aşkınla çekip bunca zaman derd ü emek | Mâhûr | Düyek | _ |
| Terketmedi nâz-ı seherî hâr eleminden | Mâye | Aksak | _ |
| Ağlamaktan dîdeden aldı felek tâb ü fer'i | Muhayyer | Aksak | _ |
| Aşkın dili hûn eyledi | Muhayyer | Aksak | _ |
| Aşkınla gönül seyranda her gâh | Muhayyer | Aksak | _ |
| Be-hey zâlim n'idersin sen | Muhayyer | Düyek | Mahmut Celâleddin Paşa |
| Gözden cemâlin çün ırağ olu | Muhayyer | Düyek | _ |
| Hicrân-ı gam-ı yâre biraz eyle tahammül | Muhayyer | Düyek | _ |
| Sâkî içelim câmını dem-sâz ederek gel | Muhayyer | Düyek | _ |
| Sana vardır bir sözüm | Muhayyer | Aksak | _ |
| Sevdiğim dil-haste-i hicrânınım | Muhayyer | Sofyan | Mehmet Sâdi Bey |
| Takıldı zülfüne akl ü şuûrum | Muhayyer | Curcuna | _ |
| Vaktidir gülzâre gel ey nev-nihâl | Muhayyer | Ağır Aksak | _ |
| Vuslatınla gönlüm âbâd eyledin | Muhayyer | Aksak | _ |
| Yârimin gül goncesi var | Muhayyer | Sofyan | _ |
| Sen benim gûş etmiyorsun sevdiğim feryâdımı | Muhayyer Kürdî | Düyek | _ |
| Ben nev-resîde bir gülüm | Muhayyer Sünbüle | Evfer | Mehmet Sâdi Bey |
| Ey gül-i nâzik-beden işve-pesendim | Muhayyer Sünbüle | Yürük Semâî | _ |
| Lûtf et efendim sen heman | Nevâ | Sofyan | _ |
| Dilber içre bî-mesel dil-cû musun | Neveser | Aksak | _ |
| Ey gözleri âhû misal | Neveser | Ağır Düyek | _ |
| Eyâ mâh-ı münîr-i burc-ı ısmet | Neveser | Devr-i Hindî | Rif'at Bey |
| Açıldı bahçede güller | Nihâvend | Yürük Semâî | _ |
| Aman ey gonce-i nevres-nihâlim | Nihâvend | Sofyan | _ |
| Bir kerre sorsalar dertli hâlinden | Nihâvend | Düyek | _ |
| Ey cân-ı derûnum seni bu cânım unutmaz | Nihâvend | Hafif | _ |
| Nâr-ı aşkınla senin ey nev-civan | Nihâvend | Ağır Aksak | _ |
| Yârin bu kadar cevri gelir miydi hayâle | Nihâvend | Yürük Semâî | _ |
| Zevk-i vuslat var iken işretten olmam neş'eyâb | Nihâvend | Devr-i Hindî | _ |
| Ey şeh-i pür-lem'a-i mihr-i cihan | Nühüft | Ağır Aksak | _ |
| Olalı endişe-i zülfünle gönlüm serseri | Pesendîde | Ağır Düyek | _ |
| Almak dilersen bu dil-rübâyı | Rast | Sofyan | Ahmet Feyzî Bey (Muâllim) |
| Annem beni yetiştirdi bu ellere yolladı | Rast | Nim Sofyan | _ |
| Bâd-ı âhımdır sana te'sir eden | Rast | Sofyan | _ |
| Evlâd-ı vatan hamle-i a'da ya bedendir (VATAN ŞARKISI) | Rast | Sofyan | _ |
| Ey kerem-fermâ şehinşâh-ı cihan | Rast | Düyek | _ |
| Ey padişâh-ı saltanat-ârâ-yı yegâne | Rast | Sofyan | _ |
| Ey şûh-i rânâ ey mâh-ı tâbân | Rast | Aksak | _ |
| Feryâd ediyor âşık-ı hasret-zede her an | Rast | Aksak | _ |
| Gamdan âzâde heman dünyâda bir meyhânedir | Rast | Curcuna | _ |
| Gözümden ey perî-rûyim | Rast | Yürük Semâî | _ |
| İltifatın eyledi ihyâ beni | Rast | Devr-i Hindî | _ |
| Karlı dağı aştım geldim | Rast | Sofyan | _ |
| Senin aşkın gamı attı beni engîn-i hicrâna | Rast | Curcuna | _ |
| Sevdiğim âzâde-i hicrânınım | Rast | Aksak | Kenan Bey |
| Sivastopol önünde yatan gemiler... | Rast | Nim Sofyan | _ |
| Tîr-i müjgânınla oldu sîne mecrûh dil harâb | Rast | Türk Aksağı | _ |
| VATAN ŞARKISI (Evlâd-ı vatan cümle-i..) | Rast | Sofyan | _ |
| Yüz çevirse sevdiğim bu bende-i bî-çâreden | Rast | Müsemmen | _ |
| Bir dilbere efkendeyim | Revnâknümâ | Aksak | _ |
| Bezm-i yârda dâima el bağlarım | Sabâ | Devr-i Hindî | _ |
| Dildârı görüp nağme-i şehnâz edelim gel | Sabâ | Aksak Semâî | _ |
| Ehl-i dile evzâ-yı hayat câm-ı safâdır | Sabâ | Aksak | _ |
| Firkat-i rûyinle ey gonce-dehen | Sabâ | Sofyan | _ |
| Firkatinle ey perî hâlim harab | Sabâ | Aksak | _ |
| Gözde yaş kalmadı | Sabâ | Nim Sofyan | _ |
| İptilâ-yı aşk ile âfetzede bî-çâreyim | Sabâ | Düyek | _ |
| Kaşı kemansın nev-civansın | Sabâ | Nim Sofyan | _ |
| Nâlehân'ım ben firak-ı yâr ile | Sabâ | Aksak | _ |
| Nev-bahar erdi yine kesb-i mesâr eyyâmıdır | Sabâ | Ağır Düyek | _ |
| Oldu görünce gönül dîvâne | Sabâ | Aksak | _ |
| Rûşen etti ey vech-i nur | Sabâ | Aksak | _ |
| Yandım yine bir civana | Sabâ | Düyek | _ |
| Yine gördü gözüm yâri | Sabâ | Düyek | _ |
| Hayâl-i yâre değme girye dursun | Sabâ Zemzeme | Curcuna | Yusuf Kenan Bey |
| Senin dendânın ey şûh lülü-i bahr-i letâfettir | Segâh | Yürük Semâî | _ |
| Bulur revnâk yüzünden âşıkânın | Sûzidil | Ağır Aksak | _ |
| Ey nihâl-i gonce-i bağ-ı zekâ | Sûzidil | Düyek | _ |
| İbrâm-ı vasla cür'et etsem o ân-ı ülfet | Sûzidil | Yürük Semâî | _ |
| Aklımı verdi hevâya hâl-i anber-bûlerin | Sûznâk | Aksak | _ |
| Cemiyyet-i dil koymadı mestâne nigâhın | Sûznâk | Ağır Aksak Semâî | _ |
| Dil hânesini yıktı o mestâne nigâhın | Sûznâk | Ağır Aksak Semâî | _ |
| Ey şehenşâh-ı cihan adliyle etmiş lem-yezel | Sûznâk | Nim Sofyan | _ |
| Gördüm yine bir dilber-i pâkize-cemâli | Sûznâk | Düyek | Mehmet Sâdi Bey |
| Mâvi gözlüm ne kadar dilber imiş | Sûznâk | Devr-i Hindî | _ |
| Ol gül-i nevres beni cevr ile nâlân eder | Sûznâk | Curcuna | _ |
| Rahm eyle gel feryâdıma | Sûznâk | Aksak | _ |
| Sevdiğim lûtf eyle bir gün gidelim | Sûznâk | Devr-i Hindî | _ |
| Söz olmaz hüsnüne sen bir hûb-zîbâ musavversin | Sûznâk | Devr-i Hindî | _ |
| Şerâr-ı nâr-ı hasret sîneden pertev-feşândır | Sûznâk | Yürük Semâî | _ |
| Visâl için o civâna ricâlar eylendi | Sûznâk | Düyek | _ |
| Bir gül-i rânâya oldum müptelâ | Şehnaz | Aksak | _ |
| Zülfüne baktıkca ey şûh-i cihan | Şehnaz | Ağır Aksak | _ |
| Ey cefâcû gamze-i hun-hâreden | Şevkefzâ | Curcuna | _ |
| Ey güzellik burcunun mâhı gönül pîrâyesi | Şevkefzâ | Aksak | _ |
| Nev-nihâl-i gülsitân-ı saltanat | Şevkefzâ | Düyek | _ |
| Geldi revnâk ey benim kaşı hilâlim meclise | Şevkutarab | Aksak | _ |
| Bir yosma tâze hoş-hırâm | Tâhir | Aksak | _ |
| Gönül te'sir-i gamla nâlezendir | Tâhir | Devr-i Hindî | _ |
| Afitâbım sana bilmem ne oldu | Tâhir | Ağır Aksak | Sermet Efendi |
| Bir civana mâil oldum | Tâhir Bûselik | Şarkı Devr-i Revânı | _ |
| Bağa azmetmek için ey fitne-sâz | Tarz-ı Nevîn | Aksak | _ |
| Arzû-yi vuslatındır bağrımı kân eyleyen | Uşşâk | Devr-i Hindî | _ |
| Aşktır ey dil bâis-i sevdâ-yı yâr | Uşşâk | Aksak | _ |
| Bir zülf-i siyâh âl ile gönlümü aldı | Uşşâk | Curcuna | _ |
| Düştüm yine bir âfet-i meşhûr-i cihâna | Uşşâk | Aksak | _ |
| Erdi nev-bahar şenlendi dağlar | Uşşâk | Aksak | _ |
| Güldü ol gonce açıldı güller | Uşşâk | Düyek | _ |
| Gün olur ey meh-i nâzım bu sabahat de geçer | Uşşâk | Sofyan | _ |
| Müjde yeşillendi yine gülistan | Uşşâk | Semâî | Mehmet Sâdi Bey |
| Mürg-i can nahçîr-i sayyâd-ı firâk | Uşşâk | Aksak Semâî | _ |
| Tutuldu dâm-ı zülf-i yâre gönlüm | Uşşâk | Curcuna | Mehmet Sâdi Bey |
| Devam etmektesin (cevr-nâz)eylemekte | Yegâh | Ağır Düyek | _ |
| Gâh azm-i kûy-i yâri candan özlersin gönül | Yegâh | Aksak | _ |
| Şâd ol gönül ki artık erdin dem-i visâle | Yegâh | Devr-i Hindî | _ |
| Mâil oldum kâkül-i dildâra âh | Zevkutarab | Ağır Aksak | _ |
Hazırlayan: Suat Yener
20.11.2016