- Anasayfa
- Hakkımda
- Şarkı Sözleri
- Makaleler
- Bestekarlar
- Notalar
- Haberler
- Videolar
- Ziyaretçi Defteri
- Önemli Linkler
- Musikişinas Atatürk
- İletişim
Latif Ağa (1815-1885)

Latif Ağa, 1815 yılında doğdu. Osmanlı Sarayı içinde, idari fonksiyonunun yanı sıra ilim, kültür ve sanat akademisi vasfında olan Enderun’da yetişti ve Enderun’un en önemli musiki hocaları arasında sayılmaktadır. Enderun’daki diğer vazifesi sebebiyle “Suyolcu” namı ile de anılır. Suyolcular, başta sarayın ve tüm şehrin suyollarının güzergâhlarının tayini, imarı ile meşgul olurlar, yanlarında yeteri kadar usta ve kalfa çalıştırmak suretiyle, suyolu ve tesisatlarının inşa, tamir ve tadiline nezaret ederlerdi. Suyolcular sefer zamanlarında ise hassa mimarları ile birlikte, sefer güzergâhındaki yol ve köprülerin imar ve inşasında önemli vazifeler alırlardı.
Enderun’da dini vazife alanlara daha çok “Efendi”, din dışı vazife alanlara da “Ağa” unvanı ve rütbesi verilmiştir. Ağa’lık rütbesi ise, sancak beyliğine eş ve zaman içinde tuğ veya tüm generallik ayarında kabul edilmiştir.
Latif Ağa, Mızıka-i Hümayun şefi Kanuni Mehmet Bey’in hocasıdır. Latif Ağa’nın diğer talebeleri arasında, devrin önemli musikişinasları, Tamburi Ali Efendi, İsmail Hakkı Bey, Medeni Aziz Efendi ve Guatelli Paşa önde gelenleridir.1885 yılında hayata gözlerini yumdu. 30 kadar eser vardır.
Latif Ağa, Hacı Arif Bey’den önce şarkı formunu benimseyen bir bestekârdır. Zira aynı musiki muhitini paylaşan bu musikişinaslar arasındaki on beş yaş farkı hoca-talebe olunabilecek kadar bir kuşak farkını oluşturmaktadır. Çok sayıda eseri günümüze kadar gelmiş olan Latif Ağa’nın bilhassa Mahur madamındaki:
Düştün yine bir şûh-i sitemkâre gönül vay
Pervâne gibi şûleyi dildâre gönül vay
Olsam elemi aşk ile sadpare gönül vay
Uslanmayacaksın sana yok çâre gönül vay
“Yine bir sitemkâr güzele düştün gönül; vay haline.
Sevgilinin halesine, ışığın etrafında dönen ve o ışıkla yanan kelebek gibi kapıldın ey gönül; vay haline.
Sana çare yok, zira aşkın elemiyle yüz parça olsan da uslanmayacaksın ey gönül; vay haline.”
Yine Hicazkâr makamında bestelediği:
Yoktur zaman gel mahım heman gel
Hâlim yaman gel canım aman gel
Güller küşade bülbül nevada
Âlem safada canım aman gel.
(Cemil Altınbilek, Kubbealtı Akademi Mecmuasının 2008 Temmuz sayısında ve Hoca Cahit Gözkan’ın Musiki Mirası. Yılmaz Öztuna, Büyük Türk Musikisi Ansiklopedisi Cilt:2 S:473)
Latif Ağa repertuvarı:
| Arz-ı hâl için sultâna geldim | Acem Aşîran | Sofyan | Kuddûsî |
| Fer bulur dîdem cemâlinle şehâ | Acem Aşîran | Düyek | _ |
| İnanmaz vâ'd-i vasl-ı yâre gönlüm | Bûselik | Aksak | _ |
| Açıldı sîneme bir tâze yâre | Evcârâ | Curcuna | _ |
| İltifat eyler iken ey gonce-leb | Evcârâ | Ağır Aksak | _ |
| Zamanı var ki her bezmim anarsın (ararsın) | Ferahfezâ | Ağır Aksak | Sermet Efendi |
| Bir melek-peykersin ey Yusuf-lika | Hicaz | Devr-i Hindî | _ |
| Sen beni bir bûseye ettin fedâ | Hicaz | Aksak | Mahmut Celâleddin Paşa |
| Zaman geçti ol gül-rûye gider yok | Hicaz | Aksak Semâî | _ |
| Derûnî oldum efgenden | Hicazkâr | Aksak | _ |
| Yoktur zaman gel mâhım heman gel | Hicazkâr | Semâî | _ |
| Yorulmuş ol keman-ebrû | Hisâr Bûselik | Aksak | _ |
| Can mısın cânân mısın bildir bana | Hüzzâm | Aksak | İsmet |
| Nice hâlim edem takrir | Kürdîli Hicazkâr | Aksak | _ |
| Düştün yine bir şûh-i sitemkâre gönül vay | Mâhûr | Aksak | _ |
| Te'lif edebilsem feleği âh emelimle | Mâhûr | Aksak | Mehmet Sâdi Bey |
| Esîr etti beni bir şûh-i gaddar | Muhayyer | Aksak | _ |
| Gönlüm alıp ey kâşıyâ... | Neveser | Aksak | _ |
| Nâz ile süzdün o çeşm-i fülfülü | Neveser | Ağır Aksak | _ |
| Süzdükçe çeşm-i nergisin | Neveser | Sofyan | _ |
| Gel sevdiğim affet beni | Nişâburek | Türk Aksağı | _ |
| Doğdu ol Şems-i Hakîkat Burc-ı Vahdet'ten bu şeb | Rast | Evsat | _ |
| Bir merd-i Hakk'ı bul intisâb et | Rast-ı Cedîd | Sofyan | _ |
| Ah bu âşıklık ne müşkil kâr imiş | Sabâ | Aksak | Hâdî |
| Nergisler olur yaman uyan gel aman aman | Sabâ | Aksak | _ |
| Ey gül-i gülşen-serây-ı hüsn ü ân | Sûznâk | Devr-i Hindî | _ |
| Firkatinle beni mecnûn ettin | Sûznâk | Düyek | _ |
| Gayet güzeldir cism-i rû | Sûznâk | Nim Sofyan | _ |
| Tâ cemâlin gördüğüm günden beri | Sûznâk | Aksak | _ |
| Var mı hâcet söyleyim ey gül-beden (gül-tenim) | Sûznâk | Aksak | _ |
| Ateş-i aşkın harâb etti dil-i sûzânımı | Şehnaz | Düyek | _ |
| Ey nahl-i emel lûtf eyleyip gel | Şehnaz Bûselik | Semâî | _ |
| İyd-i ekberdir cemâlin nice can kurban olur | Tâhir Bûselik | Devr-i Revân | Halifezâde Tâhir Efendi |
| Va'din unutma ey peri | Yegâh | Devr-i Hindî | _ |
Hazırlayan: Suat Yener
20.11.2016