- Anasayfa
- Hakkımda
- Şarkı Sözleri
- Makaleler
- Bestekarlar
- E-Kitap
- Notalar
- Haberler
- Videolar
- Ziyaretçi Defteri
- Önemli Linkler
- Musikişinas Atatürk
- İletişim
Fikret Şeneş Belgeseli

Fatma Fikret Şeneş, Türk pop müziği tarihinin ilk kadın şarkı sözü yazarıdır. 1921 yılında İstanbul'da doğmuş ve 16 Şubat 2015 tarihinde 94 yaşında hayatını kaybetmiştir. Özellikle yabancı dildeki popüler şarkılara (aranjman) yazdığı Türkçe sözlerle Türk müziğine yön vermiş, 300'e yakın ölümsüz eseri sektöre kazandırmıştır.
Fikret Şeneş'in öne çıkan hayat hikâyesine İstanbul Amerikan Kız Koleji'nden (Robert Kolej) mezun olmasıyla başlayabiliriz.
Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başladı; 12 yaşında piyano çalıyor ve İngilizce şarkılar söylüyordu. Konservatuvarın şan bölümüne girse de genç yaşta evlendiği için eğitimini yarıda bıraktı.
“Şeneş” soyadı nerden geldi?
Annesi ile babası yarım asıra yakın bir sür beraber yaşamışlardı. Şeneş:
“Annem ve babam 45 yıl süren büyük bir aşk yaşadılar. O kadar mutluydular ki soyadı olarak Şeneş'i aldılar. Annemin adı Calibe'ydi ama babam ona Cili derdi. Şu an benim ve oğullarımın oturduğu Cili apartmanını da annem için yaptırdı. Annem ve babam o kadar mutluydular ki Şeneş soyadını aldılar"
İlk evliliğinin gizemi
İş adamı Bedii Çapa ile olan evliliğinden Ahmet Çapa (1944) doğdu. Çift ayrıldı, sonra tekrar
evlendi ve bu evlilikten Celal Çapa (1954) dünyaya geldi. Toplam 18 yıl süren bu ilişki, Fikret’in sanat kariyerine odaklanmasıyla sona erdi.
Türk müziğinin efsane isimlerinden Fikret Şeneş, hem yazdığı şarkılarla hem de gizemli aşk hikâyesiyle gündemde. Şeneş'in hayatı, müzik dünyasına büyük katkılarıyla dolu. Kimliği, kökeni ve özellikle gizli aşkı, merak uyandıran detaylar arasında yer alıyor. İlk evliliğinin geçen güzel günlerini hep anımsıyordu:
“Aslında birlikte olduğumuz 18 yıl boyunca her gün seviştik Bedii ile. Eğer hanımlar kocamı bu kadar yakışıklı bulmasaydı Bedii beni aldatmazdı. Kadınlar çeldi aklını. Beni aldattığı kadın yıllarca evime girip çıkan bir tanıdığımızdı. Kırkından sonra azanı her zaman teneşir paklamıyor.
Bedii ile ilk evliliğimden Ahmet, ikinci evliliğimden Celal oldu. Ahmet: "Babamı affet anne" diye diye ikinci kez evlendirdi beni babasıyla. Yine de çok kızmadım. Bedii sonra Gönül Yazar'la evlendi. Ona bile şarkı sözü verdim.”
Fikret Şeneş'in, eşi Bedii Çapa'dan boşandıktan sonra onunla evlenen Gönül Yazar'a verdiği en bilinen ikonik şarkı sözü, meşhur Love Story filminin müziğine yazılan Aşk Hikayesi (1971) şarkısıdır.
Nerden başlasam
Bu aşk hikâyesini nasıl anlatsam
Yaşandı bu masal, benimdi bir zaman
Bu tatlı bir rüya her an hatırlanan
Nerden başlasam gördüğüm anda
Sesini ilk duyduğum yerde başladı
Bomboş dünya birden nasıl manalındı
En güzel gerçekler nasıl aydınlandı
Unutamam unutamam
Bir ışıktı sanki ruha dolan
Bir sevgiliydi o arzulanan, kalbe dolan
Ölsem de unutmam
O bir nefesti hayat gibi
Kara gün dostum, her şeyimdi
Geldi, geçti yalnızım şimdi
Bir bahar sabahı kapandı gözleri
Ağlamıyorum artık o günden beri
Mahşerde bitecek bu aşk hikayesi
Bekler beni...
Fikret Şeneş, yaşanan bu olaylara ve boşanma sürecine rağmen Gönül Yazar ile olan dostluğunu bitirmemiş ve ona bu özel eseri hediye etmiştir. Şeneş kariyeri boyunca Gönül Yazar'a birden fazla şarkı sözü sağlamış olsa da, aralarındaki bu sıra dışı bağ ve hayat hikâyesiyle özdeşleşen en popüler ortak çalışmaları bu şarkıdır.
Ayrıca Fikret Şeneş'in Gönül Yazar tarafından seslendirilen diğer bilinen şarkı sözleri arasında şunlar yer alır: İki Yüzlü Sevgilim, Affet Beni, Aşkın Çağı Yok, Aynı Yerde Aynı Gün, Çalsın Sazlar.
İki Yabancı
İlk başlarda Erol Büyükburç için İngilizce şarkı sözleri yazdı. Türkçe söz yazarlığı kariyeri ise 1960'ların sonunda Tanju Okan'ın seslendirdiği, Frank Sinatra'nın "Strangers in the Night" şarkısının aranjmanı olan "İki Yabancı" parçasıyla başladı.
Robert Kolej’deki hocası Faruk Nafiz Çamlıbel’di. O günleri şöyle anlatıyordu:
“Kolejdeki hocam Faruk Nafiz Çamlıbel "Kolejin sesi" diye severdi beni. Babamın bir lafı vardı: <40'ından sonra saz çalınmaz, ikindiden sonra dükkân açılmaz.> Ben ikindiden sonra girdim söz yazma işlerine. Amerikan Kız Koleji'nden mezun olduktan sonra konservatuvara gidip şan eğitimi almıştı.
1950'lerin ortalarında, ben 30'lu yaşların başındayken arkadaşlarla Erol Büyükburç'u dinlemeye giderdik. İngilizce şarkı söylerdi ama anlamlarını bilmezdi. İngilizce bildiğim için ona anlattım. Sonra İngilizce şarkılar yazmaya başladım. Şan dersi aldığım ve yıllarca piyano çaldığım için nereye hangi sözün uyduğunu, ölçüyü biliyordum.”
Fikret Şeneş ile Türk müziğinin en güçlü seslerinden Tanju Okan'ın ortaklığı, Türk pop müzik tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Fikret Şeneş'in profesyonel söz yazarlığı kariyeri doğrudan Tanju Okan ile yaptığı çalışmalar sayesinde başlamıştır.
Fikret Şeneş, müzikle 12 yaşından beri ilgilenmesine rağmen profesyonel olarak Türkçe şarkı sözü yazmaya 40 yaşından sonra başlamıştır. Bu başlangıç tamamen Tanju Okan'ın teşvikiyle gerçekleşmiştir
Fikret Şeneş’in bizzat kendi röportajlarında ve oğlu İzzet Çapa'nın anılarında anlattığına göre olay tam olarak şu şekilde gelişmiştir:
1960'ların sonuna doğru, eşinden yeni ayrılmış ve evinde vakit geçiren Fikret Şeneş'in kapısını bir gün Tanju Okan çalar. Tanju Okan'ın elinde gerçekten de portatif (taşınabilir) bir pikap ve Frank Sinatra'nın o dönem dünyayı kasıp kavuran meşhur "Strangers in the Night" plağı vardır.
Şeneş'e plağı dinlettikten sonra Tanju Okan:
"Senin konuşman, Türkçen de çok güzel. Neden şarkı sözü yazmıyorsun? Abla sen bu şarkıya Türkçe söz yazabilir misin?" diyerek ondan ilk kez Türkçe bir metin kaleme almasını ister.
Fikret Şeneş o güne kadar sadece Erol Büyükburç için birkaç İngilizce şarkı sözü yazmıştır ama hiç Türkçe denememiştir. Hatta o dönemde her yerde yabancı müzik çaldığı için:
"Hiç Türkçe şarkı olur mu?" diyerek teklife ilk başta şaşırır ve itiraz eder.
Tanju Okan ısrarından vazgeçmez:
"Göreceksin bak, bundan sonra bütün şarkılar Türkçe olacak" diyerek Şeneş'i ikna etmeyi başarır.
Fikret Şeneş masaya oturur, Frank Sinatra'nın melodisi üzerine kelimeleri döker ve Türk pop müziğinin efsanevi ilk düzenlemelerden biri olan "İki Yabancı" şarkısı böylece doğar.
Şeneş, bu şarkı karşılığında Tanju Okan'dan hayatının ilk telif ücreti olan 250 TL'yi aldığını da neşeyle yad etmiştir.
İki yabancı / O bizdik işte
Gecede yalnız / Karşılaştık senle
Gözünde aşkın / O daveti vardı
Ay ve yıldızlar / Sordular seni
"Bilemem", dedim / "Kader mi?", dedi
Karanlıklardan / Kurtardın sen beni
Rüyalarından tanıdım seni
Dudaklarından aldım buseni
Doldum sevgiyle birden
Senin yüzünden / Özleyişle, isteyişle
Kalbimizde, gözlerinde
Karanlık bitti / Mutluyuz şimdi
İki yabancı / Yarına döndü
Bu renksiz gece / Seninle örüldü
Karanlık bitti / Mutluyuz şimdi
İki yabancı / Yarına döndü
Bu renksiz gece / Seninle örüldü
Fikret Şeneş, Tanju Okan'ın ısrarıyla evinde "İki Yabancı" şarkısını yazar yazmaz Tanju Okan şarkıyı çok beğenir ve solist olarak çalıştığı ünlü Çatı Kulübü'nde hemen her gece canlı olarak söylemeye başlar.
O dönem Türk pop müziğinde ilk aranjmanları (Türkçe sözlü hafif batı müziği) başlatan ve piyasayı elinde tutan çok ünlü bir isim vardır: Fecri Ebcioğlu. Fecri Ebcioğlu da hemen her gece Tanju Okan'ı dinlemek için bu kulübe gelmektedir.
Tanju Okan'ın söylediği bu yeni Türkçe şarkının sahnede fırtınalar kopardığını ve seyircinin bayıldığını gören Fecri Ebcioğlu, melodi kapıp hemen harekete geçer. Akıllıca bir hamleyle, aynı Frank Sinatra melodisine (Strangers in the Night) kendisi de Türkçe sözler yazar. İlginç olan şudur ki, o da şarkının adını tıpkı Fikret Şeneş gibi "İki Yabancı" koyar.
Fikret Hanım’ın en büyük özelliği hiçbir şarkıyı bir gün, bir saatte yazmazdı. Her şarkıya uzun süre ayırırdı. Örneğin Memleketim şiirini dört-beş ayda yazdı. Kütüphanelere gitti, kitaplar okurdu. Üzerinde çok çalıştığı için de şarkılarını ezbere bilirdi. Ve şiir gibi de okuyabiliyordu.
Evdeki çalışma ortamında korkunç bir sessizlik olurdu. Çocukları bir çıt bile çıkartamazdı. Saygıya çok değer verirdi. Çocukları ile senli konuşamazdı, sizli konuşurdu. Çocukları karşısında ayak ayaküstüne atamazdı. Hep disiplin ön plandaydı.
“Bambaşka Biri” Kimdi
Fikret Şeneş ilk evliliğini bitirdikten sonra bu askeri pilota aşık olmuş ve evlenmeye karar vermişlerdir. Ancak Şeneş, adamın sadakatsizliğini öğrendikten sonra evlilikten vazgeçmiştir.
Fikret Şeneş'in yazdığı neredeyse tüm şarkıların arkasında çok büyük ve gizli bir aşk hikâyesi vardır. Ünlü söz yazarının kaleme aldığı 300'e yakın şarkının "Memleketim" hariç neredeyse tamamı, hayatına giren tek bir erkeğe, yani askeri pilot olan büyük aşkı Kemal Bey'e yazılmıştır.
Onu hiçbir zaman tamamen affedememiş, unutamamış ama unutmak da istememiştir. Bu ayrılığın ardından Kemal Bey bir başkasıyla evlenmiş, Şeneş ise ona duyduğu kızgınlığı, kırgınlığı, özlemi ve intikam duygusunu şarkı sözlerine dökmüştür. Kendisi bu durumu:
"Kavuşamayınca aşk olur" sözüyle özetlemiştir. Ajda Pekkan’ın “Bambaşka Biri” şarkısının sözlerine hikâye olmuştu.
1979 yılında Gloria Gaynor'ın ünlü "I Will Survive" şarkısının düzenlemesidir. Fikret Şeneş, hayatı boyunca yazarken en çok zorlandığı ve en çok uğraştığı şarkının bu olduğunu söylemiştir. Kemal Bey'e duyduğu öfkenin ve kendi içsel isyanının bir yansımasıdır.
Şeneş bu şarkıda, orijinalindeki "yıkılmadım, ayaktayım" temasını alıp, içinde intikam barındıran yerel bir motife dönüştürmüştür. Kemal Bey'e olan kızgınlıkla "Seveceğim, gezeceğim / Görürsün sana neler edeceğim" sözlerini yazmıştır. Bu parça, Türk pop müziğinde kendi ayakları üzerinde duran, bağımsız ve güçlü kadın imajının ilk feminist marşlarından biri haline gelmiştir.
Sardı korkular gelecek yıllar
Düşündüm sensiz nasıl yaşanacaklar
Gözlerimde canlanınca yaptığın haksızlıklar
Güçlendim her şey bambaşka olacak
Döndün bak geldin şimdi
Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi
Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek
Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi
Olmaz artık kapı açık
Arkanı dön ve çık oh oh istenmiyorsun artık
Bir zamanlar sen de bana acımadın
Yalnız kaldım yıkılmadım ayaktayım
Oh yaşadım ay yaşıyorum
Başım yukarda meydan okuyorum hayata ve sana
Gönlüm doluyor aşkla barıştım bak hayatla
Başladım hey hey yaşamaya hey hey
Şimdi gel de gör beni bambaşka biri
Topladım dağılan kalbimin her köşesini
Ardından ağlayan o zavallı kız nerede şimdi
Gel gör beni
Şarkıda geçen "Kapı açık, arkanı dön ve çık" cümlesi, o günden bugüne Türk popunda bağımsız ve güçlü kadının en büyük sloganı haline gelmiştir.
Ajda Pekkan şarkıyı stüdyoda o kadar güçlü, dinamik ve tiyatral (tiyatro gibi) bir isyanla seslendirmiştir ki şarkı disko kulüplerinden kadın örgütlerinin marşlarına kadar her yerde bir ilgi odağına dönüşmüştür.
Ajda Pekkan İle El Ele Pop Starlığa Yükseliş
Yazdığı 300'e yakın şarkının çoğunu: "Kızım gibi, arkadaşım gibi ve şarkılarımın en iyi vitrini" diye bahsettiği Ajda Pekkan söylemiş. Kendisi Ajda Pekkan’ın mimarı olmuş, Ajda Hanım da hepsini hakkını vererek okumuştur. İkilinin çok ilginç tanışma hikâyesi vardı.
Oğullarını bir anlamda babasız büyüten bir kadın olarak prensiplerinden ödün vermezdi. Bu kadar aşk şarkılarının sözlerini yazan Şeneş, aile içerisinde çok sert ve otoriterdi. Şeneş’in Ajda Pekkan ile tanışma anlatımındaki gibi:
“Çocuklarının gençliklerinde derdim ki:
<Her akşam saat sekizde evde olunacak ve yemeğe yetişilecek.> Bu olmazsa olmaz bir ritüeldi (âdet) hâline gelmiş) benim için ve oğullarım da buna her zaman riayet etti. Ama bir akşam Ahmet gecikti. Saat sekizi on geçiyor yok, çeyrek geçiyor yok. Neyse kısa bir süre sonra geldi bu.
<Anne arkadaşın teknesiyle adaya gitmiştik, hava bozdu. Zor geldik, o yüzden geciktik.> dedi.
<Kimmiş o arkadaşların> dedim. Birkaç isim saydı arada Ajda’da vardı. Ben tanımıyorum Ajda’yı falan. Öyle sinirliyim ki:
<Doğru odana geç!> dedim. Ama sinirim had safhada. Arkasından gittim, odasında gitarı var. Gitarı aldığım gibi kafasına geçirdim.
Sonra Ahmet’i İsviçre’ye yolladım bir ara. O dönemde, zamanın ünlü müzik kulüplerinden Çatı’da İlham Gencer’in orkestrası çalıyor. Onu dinlemeye gitmişiz arkadaşlarla. Yanıma genç, güzel bir kız geldi.
<Ben Ahmet’in arkadaşıyım. Benim yüzümden sizden azar işitmiş, o Ajda benim.> dedi. Ahmet buna, benim söz yazdığımı söylemiş.
<Ben de şarkı söylüyorum, bana da söz yazar mısınız?> dedi ve Ajda ile bizim hikâye böyle başladı.
Ajda. ben olmasam o bu kadar ünlenmezdi, o olmasa da ben. O benim dostum. Yaşadıklarımı, sözlerimin nasıl ortaya çıktığını bilir. Şarkılarımı hissederek söyler. Ajda'ya hep söylerim:
<Ben sevici değilim. Senden maddi çıkarım da yok. Param var. Kusurlarını affettim çünkü benim elbiselerimi taşıyan en güzel mankensin. Benim eserlerimi söylerken benim kadar titiz
davranıyorsun>."
Türk pop müziğine 300'e yakın eser vermişti. 85'i Ajda'ya gitmiş..
1970’lerin başında bir araya gelen ikili, Türk müzik tarihine geçecek bir ekol başlattı. Fikret Şeneş, yabancı dildeki popüler düzenlemelere (Batı müziği bestelerine) yazdığı Türkçe sözlerle Ajda Pekkan'ı sadece bir şarkıcı olmaktan çıkarıp modern, güçlü ve ayakları üzerinde duran bir kadın figürüne dönüştürdü. Şeneş, Ajda Pekkan için:
"Sahneler için yaratılmış, sahneleri dolduran yegâne Batı şarkıcımızdır" diyerek ona olan hayranlığını dile getirmiştir.
Aralarındaki bağ sadece profesyonel bir iş ilişkisi değil, derin bir dostluk ve usta-çırak ilişkisiydi. Şeneş, Ajda Pekkan’ı her zaman:
"Kızım gibi, arkadaşım gibi ve şarkılarımın en iyi vitrini" olarak tanımlamıştır.
Ajda Pekkan ise Şeneş hakkında:
"Hayatta en değer verdiğim kişilerden biriydi. Onun en güzel şarkılarını ben okudum ve benim sesimden ölümsüz oldular" diyerek hakkını teslim etmiştir.”
Ajda Pekkan ile Fikret Şeneş’in beraberliği, Türk pop müziğinin kaderini değiştiren ve bugünkü "Süperstar" imajının temelini atan en büyük sanatsal ortaklıklardan biridir. Türkiye'nin ilk kadın şarkı sözü yazarı olan Fikret Şeneş, 1970'lerden itibaren Ajda Pekkan'ın sesiyle hayat bulan 70'ten fazla ikonik (simgeleşmiş )şarkıya imza atmıştır.
Ajda Pekkan’la o kadar ilişkisi vardı ki anlatımı ile:
“Ajda benim yüzümden koca bulamadı. Tanıştırmak için kimi getirse beğenmiyorum. O da bana <Abla yapma ya!> diyor. Ne yapayım, tutmuyor gözüm. Bir lafı, bir hareketi tüylerimi diken diken ediyor. Bunları Ajda'ya söyleyince kızcağız da soğuyor. Bir tek Okan Tapan'da kusur bulamamıştım.
Ondan da Ajda ayrıldı”
Sensiz Yıllarda (1970)
Şarkının orijinal melodisi Latin kökenli besteci Cacho Valdez'e aittir. Fikret Şeneş, bu muhteşem batı melodisinin üzerine Türk insanının kalbine dokunacak o derin Türkçe sözleri giydirmiştir.
Bu şarkı, büyük aşkı Kemal Bey'in başka bir kadınla evlenmesinin ardından Fikret Şeneş'in hissettiği derin acıyı ve sitemi anlatır. Şeneş, sevdiği adamın yabancı kollarda teselli aramasını uzaktan izlerken kalemi eline almış ve şu vurucu sözleri yazmıştır:
Yağmurlu bir gündü /Tıpkı bugün gibi
Kaybetmiştim seni / Taştı gözyaşım
Karıştı yağmura
Bensizdin yıllarca / Sen neyi aradın
Sevgiyi buldun mu / Yabancı kollarda
Mutlu oldun mu
Sensiz yıllarda yaşadım sanma
Sensiz yıllarda unutmadım seni
Sensiz yıllarda belki arar da
Sorarsın diye avunmadım
Şarkıda geçen "Sevgi buldun mu yabancı kollarda? Mutlu oldun mu?" sorusu doğrudan Şeneş'in Kemal Bey'e haykırışıdır.
Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile (1979)
Fransız şarkıcı Noëlle Cordier'nin "Mon coeur pour te garder" şarkısından uyarlanmıştır. Şeneş'in Kemal Bey'e olan aşkının nefret ve sitemden sıyrılıp, bütün engellere ve ayrılığa rağmen zamana meydan okuyan bağlılığını ilan ettiği bir şarkıdır. Ne kadar kırılmış olursa olsun, içindeki sevginin büyüklüğünü ve sevdiği adamdan asla vazgeçemeyeceğini bu sözlerle haykırmıştır.
Şarkının orijinali, Fransız şarkıcı Noëlle Cordier'nin 1977 yılında seslendirdiği "Mon coeur pour te garder" (Seni Tutmak İçin Kalbim) adlı parçadır. O dönem dünyadaki müzik trendlerini çok yakından takip eden Ajda Pekkan, bu melodiyi çok beğenerek envanterine katmış.
Türkçe sözlerini Fikret Şeneş'e, o muazzam müzikal düzenlemesini (aranjmanını) ise büyük deha Onno Tunç'a yaptırarak 1979 tarihli ikonik Süperstar 2 albümüne eklemiştir.
Her sabah uyandığında beni farzet yanında
Böylece kolaylaşır her şey birden, bakarsın gelirim aniden
Fırsat verme gözyaşlarına, söz geçmez anılara
Bugünü yaşamak dururken hala dargınsın yarınlara
Haykıracak nefesim kalmasa bile
Ellerim uzanır olduğun yere
Gözlerim görmese ben bulurum yine
Kalbim durmuşsa, inan, çarpar seninle
Şarkının nakaratında geçen "Gözlerim görmese ben bulurum yine / Kalbim durmuşsa inan çarpar seninle" sözleri, Şeneş'in Kemal Bey’e duyduğu, ölümün bile ötesine geçen o uçsuz bucaksız adanmışlığı ifade eder. Fiziksel tüm engelleri (nefesin tükenmesi, gözlerin görmemesi, kalbin durması) aşan bu edebi haykırış, aslında Şeneş’in kendi kalbinin teslimiyet belgesidir.
Kimler Geldi Kimler Geçti
“Kimler Geldi Kimler Geçti", sadece Fikret Şeneş ve Ajda Pekkan ortaklığının değil, tüm Türk pop müzik tarihinin en büyük başyapıtı ve zamansız marşıdır. 1973 yılında yayınlanan bu eser, felsefi derinliğiyle pop müziği eğlence sektörünün ötesine taşıyıp edebi bir boyuta ulaştırmıştır.
Şarkının orijinali, Tony Cucchiara'nın imzasını taşıyan ve İngiliz şarkıcı Shirley Bassey'nin seslendirdiği "Never, Never, Never" (orijinali İtalyanca "Grande, grande, grande") parçasıdır. Muazzam ve görkemli bir orkestraysan sahip olan bu melodiyi Türkiye'de en iyi taşıyabilecek isim şüphesiz Ajda Pekkan'dı.
Şeneş, Kemal Bey ile yaşadığı o imkansız aşkın, ayrılıkların ve hayatın acımasız akışının muhasebesini bu şarkıyla yapmıştır.
Şarkının girişindeki o efsanevi sözler, aslında Şeneş’in kendi hayatına, arkasında bıraktığı yıllara ve kaybettiği aşka geriye dönüp bakışıdır:
"Üç beş yıl sonra iyice eskiyince / Her şey gibi bu aşk da bitecek / O büyük hırslarımız, o güzel günlerimiz / Birer anı olup geçecek..."
Şeneş, Kemal Bey'in ardından hayatına giren ya da girmeye çalışan diğer insanları ve yaşadığı boşluğu ise nakaratta tüm çıplaklığıyla itiraf eder:
"Kimler geldi, kimler geçti / Hiçbiri hasretini dindirmedi..."
Bilmem ki bu akşam
Sen de bir hoş musun
İçmeden hatıralardan sarhoş musun
Ellerin sanki bak hala ellerimde
Yanıyor duyuyor musun
Dostlar seni söylüyor sahi mutsuz musun
Bu yolda dönüş yok en bilmiyor musun
Her şey gönlünce olmaz demiştim sana
Kaderden kaçılmaz görüyorsun
Kimler geldi hayatımdan kimler geçti
Hiç birisi hasretini gidermedi
En güzeli senin kadar sevilmedi
Korkma bu akşam gelip çalmam kapını
Başkası paylaşıyor alın yazını
Ben sensiz yaşıyorum yasak aşkını
Söylüyorum şarkını
Tanrı Misafiri
Şeneş’in meslek hayatının 50. yılı dolayısıyla düzenlediğimiz saygı gecesinde de Sezen Aksu vardı. Sonra Sezen'le bir ev davetinde karşılaştılar. Sezen Aksu bestekâr ve söz yazarı olmasına rağmen evdeyken, banyoda devamlı mırıldandığı şarkının Tanrı Misafiri olduğunu anlatmış. Böyle bir teklif gelince de kabul etti ve şarkıyı söyledi.
Ajda Pekkan, albüm için “Tanrı Misafiri” şarkısını yorumlayan Sezen Aksu hakkında şöyle dedi:
“Sezen’den bu şarkıyı dinlemek çok büyük ayrıcalık oldu. Çok beğendim. Fevkalade icra etmiş. Sezen’e sürekli söylüyorum <Sahne seni özlüyor> diye. Özellikle ikimiz bir sahnede çok tatlı oluruz. Bizim gibi insanlar gelmez bir daha. Kıymet bilmek lazım.”
Zaman hızla ilerliyordu 91 yaşına geldiğinde Alzheimer tedavisi gören efsanevi söz yazarı, 16 Şubat 2015 tarihinde 94 yaşında Gümüşsuyu’ndaki evinde yaşamını yitirmiştir.
Cenazesi, yoğun kar yağışı altında Teşvikiye Camii'nde kılınan öğle namazının ardından kaldırılmış ve İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilmiştir. Törenine başta "kızım gibi" dediği Ajda Pekkan olmak üzere, iş, sanat ve cemiyet hayatından Sezen Aksu, Nilüfer gibi pek çok ünlü isim katılarak ona veda etmiştir.
Vefatının ardından, Türk popuna kazandırdığı 290'dan fazla eserin anısına, 2019 yılında Türkiye'nin en ünlü sanatçılarının (Sezen Aksu, Sıla, Mabel Matiz vb.) katılımıyla "Fikret Şeneş Şarkıları (Kimler Geldi Kimler Geçti)" adlı iki ciltlik büyük bir saygı (tribute) albümü yayımlanmıştır.
Albümle ilgili müzik dünyasında en çok konuşulan olay, Fikret Şeneş şarkılarını asıl ölümsüzleştiren isim olan Ajda Pekkan'ın projede yer almamasıydı. Şeneş ailesiyle (Çapa ailesi) geçmişte yaşanan bazı kırgınlıklar sebebiyle Süperstar bu albüme dahil olmayı tercih etmemiştir.
Ancak onun eksikliğini hissettirmemek adına Sezen Aksu, Sıla ve Yıldız Tilbe gibi devler projeye omuz vermiştir. Pekkan, röportajlarından birinde Çapa ailesine olan kırgınlığından dolayı albüme dahil olmayacağını gerekirse tek başına bir anı albümü yapabileceğini açıklamıştı.
Hazırlayan: Suat Yener
Kaynakça:
https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/magazin/hep-ajda-mi-okuyacak
https://tr.wikipedia.org/wiki/Kimler_Geldi_Kimler_Geçti
https://www.milliyet.com.tr/pazar/tum-sarkilarini-yasak-aski-icin-yazdi
https://www.sabah.com.tr/galeri/magazin/sarkilariyla-nesiller-buyuten-kadin-fikret-senes/7
https://chatgpt.com
24.09.2026